|
GÜNLÜK -
SİYASET
|
|
Ahmet TÜRKAN tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 07 Şubat 2010 13:49 |
|
Sayın Genel Kurmay Başkanımız Başbakan’ın Eşi Emine Hanım’ın Gata’ya başörtü ile alınmamasını “keşke yaşanmasaydı” diyerek durumun üzücü boyutuna dikkat çekiyor.
Sayın Genel Kurmay Başkanım hassasiyetiniz için teşekkür ederim.
Bu teşekkür kendi adıma. Herhangi bir kişi ya da kurum adına değildir.
Bir konuda bende üzüntülerimi aktarmak istiyorum.
Sayın Komutanım bu ilk değildir. Bu keşkeler maalesef saymakla tükenmez.
Keşkeeeeeeeeeee….demenin bir anlamı maalesef kalmıyor. Bu bir yaradır, fakat tedavi edilebilir. Septomları bellidir.
Azıcık saygı, biraz tahammül…
Aynı şeyler benim de başıma geldiği için Sayın Başbakan’ın bu konuda neden bu kadar hiddetlendiğini anlayabiliyorum.
Hani Nasreddin Hoca eşekten düşmüş, konu komşusu vah vah, hocam geçmiş olsun diye teselli etmek istemişler. Hoca o zaman meşhur sözünü söylemiş
- Bana eşekten düşen birini bulun. Benim derdimden ancak o anlar.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
«VAHŞİ BATI» MI «YAHŞİ BATI» MI? |
|
|
|
|
ALINTI YAZILAR -
SİYASİ
|
|
Ramazan Ercan BİTİKÇİOĞLU tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 07 Şubat 2010 13:24 |
|
ASDER fahri sabık başkanımız, emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi paşam sağolsun. Ufka bakabilen, günün ya da gündemin buğulu atmosferini aralayıp ileriyi görmemizi sağlayan değerli fikirleriyle her zaman müstefid oluyoruz. Geçenlerde bir gazeteye verdiği mülakatta EMASYA konusuna da değinmiş, kaldırılmasının yetmediğini ortada MGSB (Millî Güvenlik Siyaset Belgesi)’nin mündericâtındaki saçmalıklar ile hálâ durduğunu belirtip “Millî Güvenlik Siyaset Belgesi’nden irticanın bir tehdit olarak tanımlanmasına son vermek gerekir. Zira bu belgede inancın nereye kadar temel bir hak olduğu nereye kadar ise irtica tehdidi içerdiği belirlenmiş değil. Dolayısıyla inancı ve dini tehdit olarak görmek ve (dindar) fertleri potansiyel birer tehlike olarak algılamak, problemin esas kaynağını teşkil etmektedir. Bizce kaldırılan EMASYA protokolü hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. Esas olan Millî Güvenlik Siyaset Belgesi’nde yer alan bu gibi yanlış tehdit algılarının bertaraf edilmesidir..” demişti.
İrtica nedir, ne değildir?
İrtica kısaca geriye gitmek. Rücu kökenli bir tâbir. Geri dönmek. Ric’at etmek. Eski hayat tarzına dönmek... Nostalji değil. Yani eski vatanını, eski
|
|
Devamını oku...
|
|
GÜNLÜK -
EKONOMİ
|
|
Ahmet TÜRKAN tarafından yazıldı.
|
|
Cuma, 05 Şubat 2010 14:21 |
|
65 yaşında emekli olmayı bekleyenler için revize şiirimiz.
Yaş 65
Eder yolun yarısı.
İkinci yarıda da emekliliğin tadını çıkartmak için sahaya çıkılacak. Tabi mağlubiyet kesin değilse. Türkiye’ de emeklilik yaşı 65’e yükseltilmeden önce ciddi bir araştırma yapıldığı kanaati maalesef yok. Sırf AB yolunda ilerleme moduna göre alınmış ve uygulamaya konulmuş bir kanun. Bizim normlarımıza ve iş yapış şekillerimize uyar mı. Toplumumuzun davranış şekillerine uyar mı. Aile kavramı bundan nasıl etkilenir. İnsanlar istikbal kaygısına düşerse yardımlaşma duyguları hangi yöne doğru kayar.
|
|
Son Güncelleme: Cuma, 05 Şubat 2010 14:28 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Başörtüsü ne zaman TBMM’ne gelse kavga çıkıyor!.. |
|
|
|
|
ALINTI YAZILAR -
SİYASİ
|
|
Ramazan Ercan BİTİKÇİOĞLU tarafından yazıldı.
|
|
Pazar, 07 Şubat 2010 13:20 |
|
Siyasi partilerimizin TBMM çatısı altında icra ettikleri yasama faaliyetine (kanun yapma, millî meseleleri müzakere ve kurullar meydana getirmek suretiyle çözmek işine) tarihî bir leke daha sürüldü... MHP’li Osman Durmuş’un çirkin bir sözüyle gerilim arttı ve kavga başladı... Neydi bu çirkin sözün gayesi? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer hakkında verilen gensoru önergesinin görüşülmesi ile başörtüsüne atıfta bulunulmasının bir yakınlığı ya da anlamı var mıydı?
Yakınlık hiç yoktu ama anlamı vardı. Hem de çok derin bir anlamı vardı bu hareketin... MHP başörtüsü konusunda ne CHP gibi net bir tavır ortaya koyup HAYIR diyebiliyor, ne de milletin bu hassas konusunu çözmek yoluna gidiyordu. Seçim vaadleri arasında bir sloganları vardı hani: “Ürkeğe değil erkeğe oy ver...” Millet erkeklere oy vermiş ama o erkekler meseleyi erkekçe halledememişlerdi... Hoş MHP’nin arada bu meseleyi halletmek için gayrete (argo deyişle “gaza”) geldiği de görülmüş, ancak samimi olmadıkları çok geçmeden belli olmuştu...
Milletimizin irfanını ve ferasetini hafife alıyorlar. Sokakta konuşun insanları dinlediğinizde millî ferasetin gücünü görüyorsunuz. Ama dinleyin kim? Milletin
|
|
Devamını oku...
|
|
AK PARTİ NE ZAMAN HİSSEDER |
|
|
|
|
ALINTI YAZILAR -
SİYASİ
|
|
Abdullah ABDÜLKADİROĞLU tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 02 Şubat 2010 10:47 |
|
ABDULLAH ABDULKADİROĞLU SAMANYOLUHABER 01.02.2010 09:34 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın Ankara’da çokça dillendirilen Ak Parti’ye bir kapatma davası açılacağı yönündeki iddialara verdiği cevap önemli.
Başsavcı “kapatma davası açılacak bir parti fiilleriyle bunu hisseder” dedi.
Bir hukuk uygulayıcısının bu sözü hem 21. yüzyıl Türkiye’sinde çok acı hem de çok şey anlatıyor.
Başsavcı acaba bir mesaj mı vermeye çalışıyor ?
Başsavcı mesajında kendisinin de zor durumda olduğunu ifade etmeye mi çalışıyor ?
Başsavcı hükümete benim hissettiğimi siz de hissedin mi demek istiyor ?
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 20 |